
Çocukluk; mesleklerin nizamlarında ölçü aramadan,
çoban olmak ister. İki üç davarı güderce koşturur, o tepe ile bu tepe arasında. Bildim; çoban olup güne doymak, insanın asıl özünde olana, börtü böceğe bulanmakmış beklenti. Nice sonrada vardığım nokta, yine o tepeden bu tepeye koşuşturmakta olduğum. Ama ne börtü var ne böcek.
Meziyet tekte olsa bir tomur daha koymak gerekiyor üzerine. Hayatı huzursuzca sevmek çok mana katmıyor ömre. Her şeyi kendi özünde ve kararında sevmek gerekiyor bekleneni de. Elde sopa günün orasını burasını dürtüklemek; ne o günü değiştiriyor, nede koyunu adam ediyor.
Kararsızlıkları miskinlikleri bir kenara koyup of çektikçe üzerlerine daralıyor gün ve kararıyor.
kime ne?!………..
