6/18/2009

Kabak Narin

Tarif benim tarif ama başka türlü yapan insanlarda vardır. Çok maharet isteyen bir tarif değil.
Kabakları pazarda görünce dayanamadım. Ki kabak yemeğini çocukken sevmezdim, yerdim ama bir eziyetti. Daha sonraları kabağın ne kadar lezzetli olabileceğini keşfettim. Kızartmasını yoğurtlayıp yemeyi, haşlayıp salatasını yapmayı, peynirli iç ile dolmasını, közlemesini ve mücverini. En tatmin edeni ise közledikten sonra, limon, tuz , karabiber, zeytinyağı harmanı oldu. Uzatmadan…….


Malzemeler: (3 kişilik) biz üç kişiyiz.
3 adet tombul (yayla) kabak.(İçleri oyulacak kabukları bir şerit halinde soyulacak. )250 gr kuşbaşı (kuzu) ( dana da kullanılabilir lakin daha lezzetsiz ve sert olur) 1 adet iri patates. (küp şeklinde doğranacak)2 adet tatlı biber,( halka şeklinde kabaca doğranacak.) 3 diş sarımsak.Sirke (elma sirkesi kullandım. Yerine taze portakal suyu ya da yarım misket limon suyu da kullanabilirsiniz. )
İki adet soyulmuş iri domates. (bir çay kaşığı tuz, bir yemek kaşığı sirke ve yarım çay bardağı zeytin yağı ile yarım saat bekletin.2 ya da üç tane havuç.( soyma bıçağı ile ince şeritler haline getirip bir kaba koyalım bir tutam Tuz zeytinyağı ve sirke ekleyelim beklemeye bırakalım)3 yaprak reyhan.Zeytinyağı. TuzTatlı kırmızı toz bi

Yapılışı( iç):
Bir miktar zeytinyağını tavaya koyalım. Biberleri ve sarımsakları karıştırarak 15 – 20 saniye kızartalım. Sonra patatesleri ekleyelim patatesler hafif kızarmaya başlayınca bir tatlı kaşığı toz biber koyalım.

Kuşbaşılarını da ekleyip etler kendilerini toplayıncaya kadar karıştırın. Ateşi açın ve domatesleri ekleyin domat e sler suyunu bırakmaya yakın söndürün. (Tam pişmemiş olsun.) Kabakların altlarına birer yaprak reyhan yerleştirip bu içle doldurun. Ve tepsiye yerleştirin. Arzu ederseniz birer ölçü tereyağı üzerlerine koyabilirsiniz. 180 derece de fırında 45 dakika kadar pişirin. ( kabakların kızarmasını isterseniz 10 dakika daha pişmesine izin verin.) Kabakların çok pişmesine fırsat vermeyin. Az pişmiş kabak daha sağlıklı ve daha lezzetlidir.


Servis:Hazırladığınız havuçları tabakların ortasına yayın ve kabağı oturtun. Birkaç dal maydanoz yada dere otu ile süsleyin.

Desthuş














Çocukluk; mesleklerin nizamlarında ölçü aramadan,
çoban olmak ister. İki üç davarı güderce koşturur, o tepe ile bu tepe arasında. Bildim; çoban olup güne doymak, insanın asıl özünde olana, börtü böceğe bulanmakmış beklenti. Nice sonrada vardığım nokta, yine o tepeden bu tepeye koşuşturmakta olduğum. Ama ne börtü var ne böcek.

Meziyet tekte olsa bir tomur daha koymak gerekiyor üzerine. Hayatı huzursuzca sevmek çok mana katmıyor ömre. Her şeyi kendi özünde ve kararında sevmek gerekiyor bekleneni de. Elde sopa günün orasını burasını dürtüklemek; ne o günü değiştiriyor, nede koyunu adam ediyor.
Kararsızlıkları miskinlikleri bir kenara koyup of çektikçe üzerlerine daralıyor gün ve kararıyor.
kime ne?!………..

5/10/2009

İğne iplik efendisi.




Mevsim güz, anne kız, merdivenin altı masal, üstü kör imiş. Zaman kul, insan efendi, kedi vezir, fare kral, toprak aç, yoksullar tokmuş. Beklenen olmuş vaka gelmiş insanın avucuna kubur u sürüp ol demiş ve olan olmuş. Marifet i olana pir, parası olana köle düşmüş.
Şarapları ve sevdaları bol, yokuşları yorgun şehrin insanları. Görmek yaşamak nasip oldu ise ne mutlu. Yaşamayanlar, size zor.
Hepimizin teni muhtaç, hepimizin kışı, yazı eline bakar. İdris ten el almak komşu olmak mı maksadı. Bu denli didinmesi çalışması ve susması. Diğerlerinin tezgâhı şaşalı kalabalık ve pazarlıklı. Kimsenin görmediği ama herkesin uğradığı taburesi nede huzurlu. Soba üstünde hazır çaydanlık, yanı başında bakışıyla demler dolduran çırak. bu sessizlik kaç fersah. Astarı gümüş ceketler cepleri boş, içini dolduran insan, kapıdaki kediler ne kadar zengin.