1/27/2010

Home ofice zor ofis.













Diyeceksiniz kolay iş var mı? Bak ne güzel evinde çalışabiliyorsun. Patron dırdırı, iş raporu, iş planı, oldu su, bitti si, mesaisi yok. Gerçekten de yok. Ne yalan şöyleyeyim. Hatta aman erken kalk, tıraş ol, bir duş al, servise otobüse yetiş derdi de yok. Akşama kadar eşim, çocuğumda yanımda kakara kikiri bir emekli hayatıdır yaşayıp gidiyoruz.
Kah Zehra gibi kedilere, kah cami imamına, olmadı komşunun tavuğuna kafayı takıyorum. Bırakırsanız böyle haftalar aylar geçiyor. iş kompüter de olunca çok sosyalleşme gereği de duyulmuyor.

Tüm bu avantajları bir araya koyduğunuzda insanın geniş zamanı varmış gibi geliyor.
Oysa olumsuzlukları da çok fazla. Günü o kadar çok bölünüyorsunuz ki oturup çalışmak için kafanızı toparlayamıyorsunuz. Üstüne farklı şeylerle uğraşmayı seviyorsanız, birinden feragat etmiyorsanız. Gün içerisinde bulduğunuz fırsatlara da bunları tıkıştırıyorsanız. Her biride özen istiyorsa vay halinize.

Sayfanın bu yüzünde Tüm masraflarınızı kendiniz karşılamak durumundasınız. Artistik malzemeler çok ucuz değil,( kağıt, fırça, boya, vs....) bunlara ek olaraktan telefon, elektrik, su, teknoloji
Öteki yüzde ise daha ağır bir şey var rekabet. Sürekli gündemde kalmak iyi işler çıkarmak zorundasınız.

Çok ilintili fazlaca iç içe geçmiş konularda bilmek ve öğrenmek gereği, uygulamayı doğuruyor. Yazmak çizmek gerekiyor. Bu mesleğin hastalığı bu bilgi ve beceri.
Bunlara ayırılması gereken zaman süreci sürekli kendini yenileniyor, takip ediliyor vs...
Grafik sanatlar ile ilgilenip bunlarla para kazanmaya çalışıyorum.
( günümün çoğunu bu alıyor.) kukla, sulu boya resim, sinema, çizgi film, ağaç işleri, yemek kültürü ile ilgilenmek, hamur işleri ile uğraşmak, çocuk öyküleri yazıp onları resimlemek, bahçe ile ilgilenmek, bol yazı bol çizi okumak, bol düşünmek, bol hayal kurmak çokça da çalışmak gerekiyor. Tüm bunları yan yana koyduğumuzda yine fena mülk değil.

Öteki tarafı plan yapamıyor olmanız. Gün içerisinde kendimi çok yormadan enerjimi geceye saklayıp gece içerisinde işlerimi halletmeye çalışıyorum. İşin düzeni yüzünden midir bilinmez müşterilerimin her birinin işi acildir. Mutlaka haftaya yada iki gün sonrasına yetişecektir. Serbest çalışmanın eziyeti müşteri kaçırmamak için işin kesinliği olmasa dahi işi yaparsınız. Çünkü bir ay sonraki geliriniz hep belirsizdir.

Bayram yılbaşı , Tatil planı yapamazsınız. Hoş çokta hoşlanmam bayram nefteler inden ama illaki kafanızı dinlemek isteyip, plan yaparsınız o size zehir olabilir anda. Öyle ki yoğun çalışıyorsunuzdur, günde iki üç saatlik uyku ile haftalardır ayaktasınızdır, az kestirmişsinizdir ki; gece yarısı insanlar sizi arayıp, bunu kendilerinde hak görüp işin durumunu sorabilirler.

Sizin başka sorumlulukları olan bir insan olduğunuz her zaman göz ardı edilir. Kazara siz hatırlatırsanız bir çocuğun uyuduğunu o zaman özür dilerler ama yine de değişen bir şey olmaz.

Evdeki ahaliyi genel olarak ihmal etmemeye çalışsam da düzenin getirdiği; gün içerisinde ailenize zaman ayırıp gece bilgisayarın karşısında salyalar akıtarak uyuklayan insan manzaraları...
Yorum Gönder